Showing posts with label mutfakta biri var. Show all posts
Showing posts with label mutfakta biri var. Show all posts

Monday, October 22, 2018

asure / noah's pudding




asure yapmanin mutlulukla kesinlikle bir ilgisi var sevgili izleyiciler :)

haftalardır sehrin cesitli koselerinden asure malzemesi toparlıyordum. asurelik buğday ve nar her an her markette bulunabilecek seyler değil tabii gurbet ellerde. sonunda hersey tamam oldu ve cumartesi gecesi bugdayi islatip yattim. pazar gunu bugdayi ocağa koydum ve diger malzemeleri mutfak tezgahina cikartmaya basladim. tariflerde yazdigi gibi her malzemeyi ayri ayri haşlıyorsunuz falanlar bu devirde yalan olmuş vaziyette. aşure yapmak cok zor değil aslinda modern zamanlarda. cunku hepsi haslanmis sekilde kutularda mevcut. fasulye, nohut... nohut? ve birden farkediyorum ki bir önceki hafta nohut yemeği yapip evdeki tum nohutu kullanmisim. tarifi asagiya nohutlu sekilde yazacagim ama aslinda bizim asure sadece fasulye ile yapildi. neyse ki fasulyemiz karisik fasulye idi ve kutuda 3 farkli renk fasulye vardi. 

ben ne yaptıysam onu anlatacagim. mesela oldum olasi asurede kuru uzum sevmem. uzumleri kasenin dibinde birakir sonra anneme yedirirdim çocukken. buyuyunce de gene onlari en sona birakip tek kasikta yedim. kendi asureme uzum koymadım. daha cok sevdiğim kayisi ve incir gibi seyleri cokca koydum. zaten asure nasil yaparsaniz oyle olabilen bir tatli imis. dun aksamki tecrubem de bana bunu ogretti. 

sedef'in asuresinin tarifi:

1/2 kg aşurelik buğday
300 gr haslanmis nohut
300 gr haslanmis fasulye
1 dolu çorba kasigi nişasta
1,5 cup toz seker
4-5 adet karanfil
1 tatli kasigi vanilya
kuru incir, kuru kayisi
uzeri için ceviz ve nar

her yerde geceden bugdayi islatin yazıyor ve ben de oyle yaptım ama bugday cok zor pisen birsey değil. bikac saat islatip ise koyulsaniz da olur bence. 

bugdayin suyunu suzup buyukce bir tencereye aldim. uzerine bir iki kez su alip doktum, biraz yikadim yani bugdayi. sonra bugdayin 3-4 parmak ustune cikacak kadar su ile hasladim bugdaylari. bugdaylar iyice acilacak. gene soguk sudan gecirdigim haslanmis fasulyeleri ekledim sonra. 

bugdaylar piserken kayisi ve incirleri dogradim.

nisastayi yarim bardak soguk suyun icinde erittim ve tencereye ekledim. vanilyayi ekledim. sonra sekeri. bu arada hafif hafif karistiriyoruz surekli. nisastanin pistigine kanaat getirince kuru meyveleri ve karanfili ekledim.

seker miktari için tadina bakabilirsiniz. su miktari ise cok onemli bir konu. asurenizin hazir olduğuna karar verip altini kapatacaginiz zaman asure kati kivamda olmamali. tipki yayla corba gibi bugdaylar durduğu yerde su cekmeye devam ediyor. bu yuzden hafif sulu vaziyette bitirmekte fayda var bence. sulandırmak icin icine kaynar su ekleyip bi tasim kaynamasini bekliyoruz. en son su eklerseniz sekerine de bakmak lazim gene.

biraz soguyunca kaselere, bardaklara alabilirsiniz. uzerini bicakla parcaladigim ceviz parcalari ve narla susledim.

harika bir asure oldu :)

Friday, October 12, 2018

lahmacun

dag daga kavuşmaz. turk insani lahmacuna kavuşur :)



olur mu olmaz mi demedim. yaptım ve cok güzel oldu. cok da basit. yarim kilo kiymadan 15 lahmacun cikti.

hamuru da yapılabilir ama ozellikle bu sekilde denemek istemiştim zaten. yurt disinda taco ekmeği olarak satilan ve cesitli versiyonlari olan lavas ekmekle yapıyoruz bu lahmacunu.

ici için:

1/2 kg kiyma
1 buyuk soğan
2-3 dis sarimsak
1 kasik biber ve 1 kasik da domates salcasi
2-3 orta boy olgun domates
tuz, karabiber, kirmizi biber, kimyon
1/2 cay bardagi zeytinyag
1 cay bardagi su

soğan, sarimsak ve domatesi mutfak robotundan geçiriyoruz.

sonra tum malzemeyi iyice karistiriyoruz. ince kiyilmis maydanoz da cok yakisir tabii. evde yoktu, ben baharat gibi kurutulmuş maydanoz koydum. ayrica cesitli tariflerde ince kiyilmis biber de var.

sonra lavaslari tepsiye dizip yumurta fircasi ile üstlerini su ile bir guzel islattim. oldukça ince kiyma harci koydum.

170 derece firinda pistiler.

lavaslarin kenarlari kitir kitir oluyor. cig hamurdan daha hizli kavruluyorlar tabii. onun disinda gayet basarili bir tarif.

bir de hazir pizza hamuru ile denemek lazim. sonra bir de hamurunu yapmak lazim :)

Thursday, January 26, 2017

zeytinli ekmek



süper kolay bir tarif. çok güzel oluyor. yalnız sonuçta 8 adet küçük ekmekçik oluyor. bence tarif iki katı malzeme ile yapılabilir. gerçi bu da hiç kalmadı, bayatlamadı, iyi oldu.

malzemeler:

250 gr un
1 tatlı kaşığı tuz
1/2 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı kuru maya
150 ml ılık su
1 yemek kaşığı zeytinyağ (hamur için, ek olarak üzerine de sürülecek)
10 adet zeytin (daha az ya da çok da koyulabilir)
taze biberiye (ben kuru koydum)

yukardaki tüm kuru malzemeyi karıştırıp sonra sıvıları ve zeytini ekliyoruz. yoğurarak yumuşak bir hamur elde ediyoruz. üzerini kapatıp 1-2 saat bekletiyoruz.

ben 2 saatten fazla beklettim. son yarım saatte kalorifer peteğinin yanına koydum hamuru. kabarmasına faydası oldu. hamuru mayalanması için ılık yerde bekletmek çok etkili oluyor.

sonra hamuru 8 parçaya bölüp, yuvarlayıp yağlı kağıt serdiğim fırın tepsisine dizdim. üzerlerine zeytinyağ sürdüm.

220 derece ısınmış fırında 20 dakika kadar piştiler. bu iş fırından fırına farkediyor tabii. ekmeklerin üzeri kızarmışsa pişmiş demektir.

mis gibi zeytinli ekmekler hazır oluyor :)

Tuesday, November 1, 2016

crustless spinach quiche



valla adı böyle. ama bana sorarsanız artistik bir ıspanaklı omlet bu. çok hafif ve güzel oluyor.

1 orta boy soğan
200-300 gr ıspanak
6 yumurta
1 büyük bardak kaşar rendesi
1 büyük bardak ufalanmış beyaz peynir
tuz, karabiber
zeytinyağ

yemeklik doğranmış soğan ve ıspanağı bol zeytinyağında kavuruyoruz.

bir kapta yumurtaları telle çırpıp içine tuz, karabiber ve peynirleri katıyoruz. sonra soğanlı ıspanağı da koyup kaşıkla iyice karıştırıyoruz.

cam bir fırın kabına bu karışımı döküp 180 derecede yarım saat kırk dakika kadar pişiriyoruz.

üzeri börek gibi kızarıyor, çok güzel şişiyor da. fırından çıkınca sönüyor biraz gerçi.

aynı tarifi silikon muffin kaplarına dökerek tane tane de yapabilirsiniz.

yumurta seven çocuklar bunu da çok sever. kızarmış ekmekle çok afiyet olur :)

Thursday, August 18, 2016

üzümlü ekmek



erzak dolabını düzenleyince bir kavanozda kuru üzüm buldum. ne yapsam diye bakınınca da ekmek makinası kitabında üzümlü ekmek tarifi buldum.

sütlü, bol tereyağlı, kekten hallice birşey oldu :)

malzemeleri aşağıdaki sırayla makinanın haznesine koyuyoruz.

3 çorba kaşığı süt
5 yumurta
210 gr tereyağ (oda sıcaklığındaki yağı bıçakla parçalara ayırıp koyuyoruz)
2 çay kaşığı tuz
6 çorba kaşığı toz şeker
530 gr un
2.5 çay kaşığı kuru maya

1000gr ekmek ayarında ve 4 numaralı programda (3 saat 50 dakikalık) yoğruluyor, mayalanıyor ve pişiyor.

program başladıktan 15-20 dakika sonra makina bipbip yapınca, tarif 140 gr diyor ama ben daha az koydum, daha çok da koyabilirsiniz tabii, kuru üzümleri de hamurun üzerine boşaltıyorsunuz.

ilk günden sonra buzdolabında muhafaza ederseniz günlerce kesip kesip yiyebileceğiniz koca bir üzümlü ekmeğiniz oluyor.

epeydir ekmek makinalı tarif koymamıştım. benim makina tefal bu arada. belirtmekte fayda olabilir.

Wednesday, June 22, 2016

ıspanaklı bulgur pilavı




bulgur pilavına bayılıyorum. değişik bir çeşidini bulunca çok sevindim. ne zamandır deniyim şunu diyordum. sonuç da harika oldu. ıspanaklı bulgur mu, diye burun kıvıran ev halkı da bayıla bayıla yedi :)

250-300 gr ıspanak
2-3 soğan
6 diş sarımsak
2 su bardağı pilavlık bulgur
2 çorba kaşığı biber salçası
1 çorba kaşığı domates salçası
1 çay bardağı zeytinyağ
4 su bardağı su
tuz, karabiber, kırmızı biber

ıspanakların hem yapraklarını hem de saplarını kullanabiliriz. burda paket içinde sadece yapraklar satılıyor. yani sadece yapraklarla yaptım ben. ama tarifte hepsini kullanabilirsiniz diyordu.

ıspanakları, soğan ve sarımsağı ince ince doğruyoruz.

tencereye aldığımız sebzelerin üzerine bulgur, salça, zeytinyağ ve tuzu da ekleyip tahta bir kaşıkla iyice karıştırıyoruz.

sonra üzerine suyunu ekleyip kısık ateşte üzeri kapalı bir şekilde pişiriyoruz.

arada kapağı açıp yemeği karıştırabiliriz. bulgurlar yumuşamadan suyu biterse bir çay bardağı sıcak su ekleyebilirsiniz.

bulgurlar yumuşadı ve tüm suyunu çektiyse altını kapatıp 10-15 dakika demlenmeye bırakıyoruz.

servis yaparken üzerine karabiber ekiyoruz. acı severler yemeği pişirme aşamasında kırmızı biber de ekleyebilirler. kullandığım biber salçası hafif acıydı, bu yüzden bir de acı biber koymadım.

yanında tuzlu ayran olmazsa olmazı bu yemeğin. çok, çok, çok afiyet oluyor sonra :)

bu pilavı ıspanak yerine pazı hatta asma yaprağı ile yapmak mümkün.

tarif canım arkadaşım arzu aygen'in "sevgili mutfak" kitabından. bu kitabı her açışımda içinde daha önce görmediğim birşeye rastlıyorum sanki. halbuki kitabın okumalarını yapan ve sağolsun, arzu'nun editör diye adlandırdığı kişilerden biriyim.

şu linkten kitaba ulaşabilirsiniz:
http://www.kitapyurdu.com/kitap/sevgili-mutfak-amp-saglik-gelenek-dogallik-kolaylik-ve-lezzet-bir-arada/341600.html&manufacturer_id=33725


Thursday, June 16, 2016

pide

ekmek fırınlarında satılan değil de pastanelerden aldığımız pidelerden bu. gurbet ellerde hiç yoktan iyidir :)

3 cup un (525 gr)
1 yumurta
1 yemek kaşığı kuru maya
2 yemek kaşığı toz şeker
1 yemek kaşığı tuz
1/2 cup ılık süt (100 ml)
1 cup ılık su (200 ml)
1 yemek kaşığı zeytinyağ
susam ve çörek otu

un, maya, şeker ve tuzu br kabın içerisinde karıştırıyoruz. ortasına bir çukur açıyoruz.

yumurtanın beyazını ve sarısını ayırıp beyazını ve ılık sütü de ortaya döküyoruz. yanlardan yavaş yavaş unu ortaya alıp elimizle karıştırıyoruz. suyu çok yavaş yavaş ekliyoruz çünkü tümünü kullanmıyoruz. 1 cup suyun dörtte birini ancak kullanmışımdır.

hamuru yoğuruyoruz. elimize yapışmayacak ama oldukça da yumuşak bir hamur oluyor. son olarak zeytinyağı da ekleyip gene yoğuruyoruz.

sonra üzerine bir örtü örtüp evin sıcak bir köşesinde en az 1 saat bekliyor. ne kadar çok beklerse hamur o kadar çok kabarır. vaktiniz varsa hamuru erken yoğurup 3-5 saat bekletebilirsiniz.

sonra hamuru elinizde biraz daha yoğuruyorsunuz. sadece pof kabarıklığı gidiyor. çok fazla yoğurmaya gerek yok. elimizle şekil de veriyoruz.

yapışmaz kağıt serdiğimiz fırın tepsisine pideyi yerleştiriyoruz.

üzerine ayırdığımız yumurta sarısını sürüp susam ve çörek otu serpiştiriyoruz.

190 derece fırında üzeri kızarıncaya kadar pişiyor.





Wednesday, May 25, 2016

çilekli ve kremalı kurabiye


büyük bir kase çilek
6 yemek kaşığı toz şeker
7 1/2 dl un
1 yemek kaşığı kabartma tozu
tuz
100 gr tereyağ
1 yumurta
1 3/4 dl süt
2 1/2 dl krema
pudra şekeri

önce çilekleri yıkayıp, küçük parçalara kesip 3 kaşık toz şekerle karıştırıyoruz. kurabiyeler hazırlanırken onlar buzdolabında bekliyor.

un, kabartma tozu, 3 kaşık şeker, bir çimdik tuz ve bıçakla parça parça kestiğimiz tereyağını bir kaba koyup mikserim hamur yoğurma uçları ile karıştırıyoruz. kırpık kırpık bir hamur oluyor. sonra yumurta ve sütü ekleyip elimizle yoğurmaya başlıyoruz. yumuşak, ele yapışmayacak bir hamur oluyor.

hamurdan parçalar alıp büyük düz bir tabağın üstünde, çapı yaklaşık 5 cm'lik bir bardağı kalıp olarak kullanarak 2 cm kalınlığında yuvarlak parçalar yapıyoruz. bizim hamurdan 15 yuvarlak çıktı.

bunları yapışmaz kağıt serdiğimiz fırın tepsisine diziyoruz ve 230 derece ısınmış fırında 13 dakika pişiriyoruz. fırından çıkartıp soğumasını bekliyoruz. sonra da enlemesine ortadan ikiye kesiyoruz.

taze kremayı çok az pudra şeker ile çırpıp katı hale getiriyoruz. türkiye'de buna karşılık kullanabileceğiniz krem şanti var sanırım.

kurabiyelerin tabanına önce çilek sonra krema koyup üzerine de üst parçayı yerleştiriyoruz.

en son pudra şekeri ile süslüyoruz.

krema sıkma aygıtınız varsa hem ortadaki kremayı onunla sıkabilirsiniz hem de en üste minik bir kreamlı süs de yapabilirsiniz. bizim tarif kitabındaki resimde o şekildeydi.

bu tatlı hazırlanıp saatlerce hatta günlerce bekleyecek birşey değil. bu yüzden kurabiyelerin yiyeceğiniz kadarını meyve ve kremayla hazırlayıp kalanlarını daha sonra yemek üzere saklayabilirsiniz. kurabiyeler reçel ve balla da harika oluyor :p


Tuesday, April 12, 2016

çikolatalı kek





bu kekte çikolata var, un yok.

ölçü birimleri bir garip. tarifi internette dolanırken gördüm. amerikalı bir kadıncağız hem yaptı, hem anlattı, ben de not aldım. ne dediyse o..

8 onz (ounce) çikolata
6 yemek kaşığı tereyağ (tuzsuz)
6 büyük yumurta
1/2 cup toz şeker

200 gr yani bir tablet pasta yapmalık çikolata aldım. bunu parçalara ayırıp ölçü kabına doldurunca orta boy bir su bardağı 8 onz oluyor.

tereyağ ve çikolata parçalarını benmari usulü eritip karıştırıyoruz.

diğer tarafta yumurtaların sarısı ve beyazını ayırıyoruz.

beyazları mikserle, ara ara toz şeker ekliyerek, beze yapacakmış gibi bembeyaz ve sert olana kadar yüksek devirde çırpıyoruz.

yumurta sarılarını tereyağlı çilolata karışımına ekleyip bir kaşıkla iyice karıştırıyoruz.

son olarak da yumurtalı tereyağlı çikolata karışımını yumurta aklarına ekleyip gene bir kaşıkla, yumurta aklarının pofudukluğunu bozmamaya dikkat ederek karıştırıyoruz.

kelepçeli kek kalıbına döktüğümüz keki 135 derece fırında 45-50 dakika pişiriyoruz.

yumuşacık, pofuduk, karika bir kek oluyor.

soğuduktan sonra üzerini pudra şekeri ile süsleyebilirsiniz. ayrıca yanına krema da çok yakışır.

Thursday, March 24, 2016

çikolatalı kurabiye



günlerdir kurabiye yapmak istiyorduk ama bir türlü fırsat olmamıştı. yarından başlayarak 4 gün burda paskalya tatili. iş ve okul tatil olduğuna göre son enerjimizi bu iş için kullanabiliriz diye düşündüm :)

nedense amerikalılara mal olmuş bu kurabiye. orijinal adı chocolate chip cookies.

200 gr tereyağ (oda sıcaklığında)
3 dl tozşeker
2 çay kaşığı vanilya
2 yemek kaşığı şurup (sirap)
2 yumurta
6.5 dl un
1 çay kaşığı kabartma tozu
1/2 çay kaşığı tuz
300 gr siyah çikolata

sirap daha önce kullanmamıştım ama kurabiye, pasta tariflerinde rastlıyordum. sonunda bu tarif için aldım. koyu bir şerbet sanki bu. markette pasta malzemeleri reyonunda var.

tarifte çikolatayı bıçak yardımıyla parçalayın yazıyordu ama gene pasta reyonunda paket içinde parçalanmışını buldum :)

tereyağ, şeker, vanilya ve şurubu bir kaba koyup mikserle karıştırıyoruz. üzerine yumurtaları koyup çırpmaya devam ediyoruz. sonra un, kabartma tozu ve tuzu da ekleyip elimizle yoğurup yumuşak bir hamur elde ediyoruz. hamur hazır olunca çikolatayı da karıştırıp istediğimiz büyüklükteki kurabiyeleri yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye diziyoruz.

kurabiyeler pişince büyüyor, aralıklarını ona göre ayarlamak lazım.

kurabiyeler bitmeye yakın fırını 180 derece açıyoruz. ısınmış fırında hafif kahverengi oluncaya kadar 20 dakika kadar pişiyorlar.

fırından çıkar çıkmaz sanki ortaları yumuşakmış gibi ama soğuduklarında kıtır kıtır bir kurabiye oluyor.


Sunday, February 7, 2016

ahududulu krep


aslında adı rosa pannkakstarta, yani pembe krep pastası :)

krep için:
2 dl un
2 çay kaşığı vanilya
bir çimdik tuz
2 yumurta
1.5 dl süt

tüm malzemeyi karıştırıp, çırpıp 20 dakika dinlendiriyoruz.

krepleri yapacağımız tavayı ısıtıp yüzeyinde azıcık tereyağ gezdiriyoruz. sonra bir çorba kepçesi kadar krep sıvısını tavaya döküyoruz. tavayı sağa sola eğip tüm yüzeye yayılmasını sağlıyoruz. altı pişince spatula ile çevirip diğer yüzeyini de pişiriyoruz.

bu miktarla 4-5 krep çıkıyor.

krepler soğurken de içini hazırlıyoruz.

300 gr ahududu
2 yemek kaşığı pudra şeker
1/2 limon suyu
150 gr labne peynir
1-2 galeta
2 yemek kaşığı kahverengi toz şeker (beyaz da olur)

tarif ahududu ile verilmişti. bence tüm berry ailesi ile olur.

ahududulardan 7-8 tane ayırıp kalanları çatalla ezdim. sonra tüm malzemeyi üzerine koyup iyice karıştırıyoruz. galetaları da elimizle ufalıyoruz. pembe bir krema oluyor.

krepler ılıkken en alta bir krep üstüne pembe krema, üzerine bir kat daha krep ve sonra gene krema şeklinde üst üste diziyoruz. en üstteki krepin üzerine pudra şekeri serpip üzerini meyve ile süslüyoruz.

yapılır yapılmaz yemek daha güzel. bekleyince üstteki pudra şekerler eriyor, krepler sertleşiyor.

çocuklarla birlikte yapılmak üzere hazırlanmış pasta masta tariflerinin bulunduğu bir kitaptan denedik bu tarifi :)



Friday, November 20, 2015

patatesli poğaça



1 tatlı kaşığı tuz
1 yemek kaşığı şeker
1 yemek kaşığı kuru maya
1 su bardağı ılık süt
1 su bardağı zeytinyağı
1 su bardağı madensuyu
2 yumurta (birinin sarısı ayrılacak)

yukardaki tüm malzemeyi hamuru yoğuracağımız kaba koyup karıştırıyoruz.

sonra üzerine un ekliyoruz. elimize yapışmayacak, yumuşak bir hamur elde ediyoruz. üzerini kapatıp ılık bir yerde 1 saat mayalanmaya bırakıyoruz.

bu sırada da içini hazırlıyoruz. evde taze maydanoz olmadığı için patatesle yaptım. tarif beyaz peynirli, maydanozlu idi. eminim öyle de çok şahane oluyordur.

3 orta boy patatesi iyice haşlayıp soydum. bir büyük soğanı yemeklik doğrayıp zeytinyağında çevirdim. sonra tuz, karabiber ve 1 tatlı kaşığı salça ekledim. çatalla ezip püre yaptığım patatesleri ekleyip karıştırdım.

1 saat sonra hamur kocaman kabarmış oluyor. ister büyük parçalar alıp büyük poğaçalar yapın ister küçük. elinizde yuvarladığınız yumrunun üzerine bastırıp kahve tabağı büyüklüğündeki yuvarlağın ortasına iç malzemesinden koyup bütün kenarları ortada toplayıp birleştiriyoruz. poğaçaları bu kısım alta gelecek şekilde yanmaz kağıt yerleştirdiğimiz fırın tepsisinin üzerine yerleştiriyoruz.

üzerlerine içine çok az zeytinyap döküp karıştırdığımız yumurta sarısını sürüp susam serpiştiriyoruz.

1 saat kadar da böyle bekletiyoruz. daha kısa da olabilir bu zaman. size kalmış.

180 derece fırında yarım saatte pişiyor. poğaçaları yerleştirirken, pişerken de büyüyeceklerini unutmayın..

Friday, October 9, 2015

muzlu kek



100 gr tereyağ
1.5 dl esmer şeker
2 yumurta
2 olgun muz
1.5 dl un
2 yk vanilya
2 ck kabartma tozu

tereyağı eritip oda sıcaklığına gelmesini bekliyoruz. muzu çatalla ezip püre yapıyoruz.

sırasıyla yukardaki tüm malzemeleri bir kaba koyup çırpma teliyle az karıştırıyoruz. hatta kaşıkla da karıştırabilirsiniz. çılgınca çırpmaya hiç gerek yok.

en yüksek derecede 9 dakika mikro dalga fırında pişiyor. soğuduktan sonra servis yapıyoruz.

süper basit ve güzel bir kek..

Thursday, October 1, 2015

nyponsockerkaka


türkçesi: kuşburnulu kek ya da kuşburunlu kek :)

parklar, bahçeler, her yer kuşburnu doldu birden. bu tabiat ana nasıl bir ressam, inanılmaz. sonbaharın gelişiyle her yeri sarı ve kırmızıya boyadı. kırmızı-turuncu kuşburnu çalıları da tabloya renk kattı.

işe yakın bir çalı üzerindekilerin pek bir tatlı olduğunu keşfettim. bir öğle arası biraz toplayıp eve getirdim. amacım bikaç gün önce gördüğüm nyponsockerkaka'yı denemekti.

kuşburnu, sanırım, şu şekilde temizleniyor. önce saplı kısmını kestim. sonra ortadan ikiye. içi çekirdekli ve biraz da tüylü bir meyve bu. kah bıçağın ucuyla, kah bir çay kaşığı ile zaman zaman da parmak uçlarımla çekirdekleri temizledim. sonra da yıkadım. bir büyük bardak dolusu ayıklanmış kuşburnum olmuş oldu.

ve işte tarif:

3 dl taze kuşburnu
75 gr tereyağ
3 dl (180gr) un
2 çay kaşığı kabartma tozu
2 çay kaşığı vanilya
3 yumurta
2 dl toz şeker
1 dl graddfil
(1/2 dl tatlı sherry)

tarife geçmeden son iki maddeyi de açıklığa kavuşturayım. sherry kullanmadım, olsa, hoş bir esans olacaktı diye tahmin ediyorum. graddfil bir çeşit krema ama tatlı değil. adeta süzme yoğurt gibi birşey. bence bunun yerine yoğurt da kullanılabilir.

tereyağı eritip soğumasını bekliyoruz. bir kapta un, kabartma tozu ve vanilyayı karıştırıyoruz. başka bir kapta yumurta ve şekeri mikserle iyice çırpıyoruz. unlu karışımı, kremayı (ya da yoğurt), tereyağı da ekleyip mikserle karıştırmaya devam ediyoruz.

gelişigüzel parçalara böldüğümüz bir bardak kuşburnunun yarıdan biraz fazlasını da karışıma katıp kaşıkla şöyle bir karıştırıyoruz. hamuru kek kalıbına boşaltıp kalan kuşburnuları da üzerine serpiştiriyoruz.

175 derece fırında yaklaşık 45 dakika pişiyor. klasik kek kontrol yöntemi ile bakıp fırından çıkartıyoruz.

çok lezettli bir kek oldu. hafif ekşi kuşburnu keke çok yakıştı. kekin hamurunu da çok beğendim. bunu incir, kayısı gibi kuru meyvelerle de deneyeceğim.


Friday, August 21, 2015

limonlu brownie


gene internette alakasız birşeye bakarken rastladığım, hatta youtube'da videosunu izlediğim bir tarif bu. lemon brownies yapmak gerçekten çok basit..

1 cup un
3/4 cup toz şeker
1/4 tsp (çay kaşığı) tuz
1/4 tsp karbonat
2 yumurta
1/4 cup yoğurt
3 tbsp (yemek kaşığı) zeytinyağ
2 tbsp limon suyu
2 limon kabuğu rendesi

hepsini çukur bir kaba koyup bir kaşıkla güzelce karıştırıyoruz. mikserle çırpmak falan yok. miktarı çok olmayan, akışkan bir kek hamuru oluyor.

çok büyük olmayan kare ya da yuvarlak bir fırın kabının içine aluminyum folyo döşüyoruz. kek hamurunu bunun içine döküyoruz. sağa sola sallayarak her tarafa eşit yayılmasını sağlıyoruz.

180 derece fırında 20-25 dakika pişiyor. dışarı çıkıp soğumaya bırakıyoruz.

bu esnada biz de üstünü hazırlıyoruz.

1 cup pudra şekeri
1 limon kabuğu rendesi
1 limon suyu

pudra şekeri ve limon kabuğu rendesini bir kabın içine koyuyoruz. sonra üzerine çok az limon suyu koyup kaşıkla yuvarlaklar çizerek hızlı hızlı karıştırıyoruz. gerçekten çok az limon suyuyla oluyor bu. en baştan az koyup azar azar eklemekte fayda var. pudra şekeri limonun içinde eriyor ve adeta jöle gibi birşey oluyor.

soğuyan keki folyonun kenarlarından tutup fırın kabından çıkartıyoruz. folyoyu da altından rahatça alıyoruz. bir servis tabağına aktarıyoruz.

hazırladığımız limonlu jöleyi kekin üstüne komple sürüyoruz. ince bir tabaka olması yeterli. çünkü zaten çok tatlı oluyor bu jölemsi şekerleme.

hem kek hem de üstünün şekerlemesi ile çok başarılı bir tarif..

Tuesday, August 11, 2015

tepsi köftesi


1/2 kg kıyma
1 yumurta
1/2 su bardağı ekmek kırıntısı (ströbröd)
1 soğan
1 su bardağı havuç, bezelye
1 avuç maydanoz

soğanı rendeliyoruz ya da robottan geçiriyoruz. havuç ve bezelyeler hariç tüm malzemeyi bir kapta yoğuruyoruz. sonra sebzeleri de ekleyip karıştırıyoruz. ben buzlukta kalmış yarım paketten az havuç, bezelye ve hatta mısır karışımını koydum. mısır da gayet güzel oldu :)

köfteyi fırın kabına yayıp üzerine 5-6 minik tereyağ parçası koyuyoruz.

bir kasede yarım bardak suyla bir kaşık domates ve bir kaşık da biber salçasını karıştırıp köftenin üzerine yayıyoruz.

180 derece fırında 40-45 dakika kadar pişiyor.

fotosu çok başarılı olmadı galiba ama köfte çok güzel oldu :)

Wednesday, August 5, 2015

mozaik pasta


hepimizin çocukluğunun lezzetidir mozaik pasta. benim de hep aklımdaydı denemek ama bir türlü sıra gelmemişti. geçenlerde burçak arkadaşım pattadanak tarifi yazdı bana. ben de eve gidip ilk iş bunu yaptım. dün akşam yedik. çok beğendik :)

1 bardak şeker
1 bardak süt
1/2 vanilya çubuğu
125 gram tereyağ
3 çorba kaşığı kakao
500 gr sade pötibör bisküvi
1 yumurta
4 adet kumkuat

öncelikle iki konuyu açıklığa kavuşturmak isterim. vanilya çubuğu yerine toz vanilya kullandım. kumkuat adlı meyveyi burda bulmak mümkün değildi. annemin hazırlayıp buzdolabında tuttuğu portakal kabuğu rendesi, şeker karışımından kullandım onun da yerine. ben size orjinal tarifi yazıyorum.

1 bardak süte bir bardak şekeri ve ortadan ikiye kestiğiniz vanilya çubuğunu ekleyip karıştırarak pişiriyorsunuz. ben vanilya çubuğu yerine 3 çay kaşığı toz vanilya koydum. hatta portakal kabuğu şekerlemesini de bu aşamada koydum. kaynamasına gerek yok. şeker tamamen eriyince ocaktan alıp soğumaya bırakıyorsunuz.

ayrı bir tavada tereyağı eritip kakaoyu ekliyoruz. karıştırarak krema kıvamına getiriyoruz.

sütlü karışımdan vanilya çubuklarını çıkartıp kakaolu tereyağı içine döküyoruz. hep beraber soğumaya devam ediyorlar.

büyükçe bir kabın içine bisküvileri gelişigüzel kırıyoruz.

sütlü karışım oda sıcaklığına geldikten sonra başka bir kapta yumurtayı çırpıyoruz ve bunu da süte ekleyip karıştırıyoruz.

eğer kumkuat da koyacaksanız bunları ince ince doğruyorsunuz.

sonra bütün malzemeyi bisküvilerin üzerine döküp çok ezmeden karıştırıyoruz.

aluminyum folyo ya da buzdolabı streçine döküp istediğimiz gibi şekil veriyoruz. ben folyoya döküp ince uzun piramit şekli verdim. buzluğa koyup ertesi güne kadar bekletiyoruz.

buzluktan çıkartıp ısınmadan dilimleyip servis yapıyoruz.

Monday, August 3, 2015

havuçlu kabaklı çorba


2 adet kabak almıştım. daha önce yaptığım bir çorba vardı, onu yapmayı düşünüyordum. google'da "kabak çorbası" diye aratınca hep aynı çorba tarifine rastladım. bir de böyle deneyeyim dedim.

2 adet kabak
2 adet havuç
2 çorba kaşığı tereyağ
2 çorba kaşığı un
1 bardak süt
tuz, karabiber
bir avuç ince doğranmış dereotu

önce kabak ve havuçları soyup rendenin kalın tarafı ile rendeliyoruz. çorbayı yapacağımız tencerede tereyağını eritip sebzeleri içine koyuyoruz. bütün suyunu çekene kadar ara ara karıştırarak pişiriyoruz. unu ekleyip karıştırarak bikaç dakika daha sebzeleri kavuruyoruz.

sonra çorba olacak kıvama gelene kadar üzerine sıcak su ekliyoruz. tuz ve kararbiber de koyuyoruz. böylece biraz daha pişiyor hem sebzeler hem de un.

altını kısıp son olarak sütü koyuyoruz. tarif 1 bardak diyordu ama ben süt kutusundan dökerek bir yandan da çorbayı karıştırdım. beğendiğim kıvamda dökmeyi kestim. bir bardaktan daha az koydum sanırım.

çorbayı karıştırarak 3-5 dakika daha pişiriyoruz. son olarak dereotunu ekleyip ocaktan indiriyoruz.

sebzelerin rendelenmiş olarak çorbada yüzmesi benim hoşuma gidiyor ama bu tarz sebze çorbalarının tarifinde genelde piştikten sonra blendırdan geçiriliyor. öyle de yapıp, sonra dereotunu ekleyebilirsiniz.

Wednesday, May 20, 2015

skon



bu basit tarife alakasız birşeylere bakarken rastladım. bol tereyağlı, açma gibidir belki tadı diye hayal ettim. açma gibi değil ama gerçekten harika birşey oldu. bi de basit ki, buyrun tarifi..

5 çorba kaşığı soğuk tereyağ
2 çorba kaşığı toz şeker
1 paket kabartma tozu
2 su bardağı un
1/2 su bardağı süt

hamuru yoğuracağımız kaba sırasıyla tereyağ, şeker, kabartma tozu ve unu koyuyoruz. parmak uçlarımızla yoğuruyoruz, karışım parçalanmış ekmek içi gibi oluyor.

sonra yarım bardak sütü ilave edip elimize yapışmayacak bir hamur elde ediyoruz. bu aşamada 1 kaşık daha un ekledim mesela.

bu esnada fırını 180 derece açıyoruz.

sonra hamurdan büyük parçalar alıp düz bir tabak üzerinde yarım santim kalınlığında açıp bir kalıpla yuvarlaklar kesiyoruz. ağzı küçük bir bardakla kestim ben. tarifte kurabiye kalıbı kullanmışlardı. hamur çok fazla olmadığı için fazla skon da olmuyor. bir seferlik oturup yemelik gibi :)

önceden ısınmış fırında 12-15 dakika kadar pişiyorlar. üzerleri kızarmıyor ama altları kızarabiliyor. 10. dakikadan sonra kontrol etmekte fayda var. yanabilir.

üzerine bal, reçel ve taze krema ile yenebilir. içine şeker değil de çok az tuz konsa tuzlu olur. bu hafif tatlı birşey oluyor. ben beyaz peynir, reçel ve çay ile yedim. bayıldım :)


Sunday, May 17, 2015

zeytinyağlı baklalı enginar


bu enginarları izmirli arkadaşım fatoş tarladan kendi topladı, ayıkladı, yemeklik doğrayıp buzlu poşetlerle bana yolladı. paket valizden çıktığında içindeki buzlar bile duruyordu. garip ama gerçek :)

8-10 adet enginar
1/2 kg iç bakla
3-4 adet kuru soğan
dereotu
1 çorba kaşığı un
zeytinyağı
tuz, şeker

önce baklalar pişiyor. bunun için 3-4 adet soğanı yemeklik doğruyoruz. bol zeytinyağı ile tencerede şöyle bir çeviriyoruz ama kavurmuyoruz. baklaları üzerine ekleyip büyükçe bir kase suya karıştırdığımız bir kaşık unu da tencereye boşaltıyoruz. su miktarına göz kararı karar verebilirsiniz. sonuçta baklalar pişecek.

baklalar pişmeye yakın dörde bölünmüş enginarları da tencereye koyup karıştırıyoruz. bu aşamada tuz, 1 tatlı kaşığı toz şeker ve ince kıyılmış dereotu da ekliyoruz. enginarlar hemen pişiyor.

yemeği tencereden alıp cam bir kaba aktarmanızı tavsiye ederim. enginar gerçekten seyirlik bir sebze çünkü :)